عَرَكَ

يَعْرُكُ، عَرْك

عَرَكَ السِّيَاسِيُّونَ المَشَاكِلَ المُعَقَّدَةَ لِإِيجَادِ حُلُولٍ مُنَاسِبَةٍ لِلْجَمِيعِ

Siyasiler, herkes için uygun çözümler bulmak için karmaşık sorunlarla uğraştılar.

عَرَكَتِ الْأُمُّ الْعَجِينَ جَيِّدًا قَبْلَ خَبْزِ الْخُبْزِ الطَّازَجِ فِي الْفُرْنِ

Anne, fırında taze ekmek pişirmeden önce hamuru iyice yoğurdu.

عَرَكَ عَيْنَيْهِ بِسَبَبِ التَّعَبِ الشَّدِيدِ بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ.

Uzun bir günün ardından aşırı yorgunluktan gözlerini ovuşturdu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler