أَصْبَحَ عُضْوًا فِي النَّادِي الرِّيَاضِيِّ لِيَسْتَفِيدَ مِنَ الْخَدَمَاتِ وَالْأَنْشِطَةِ الْمُتَنَوِّعَةِ الَّتِي يُقَدِّمُهَا.
Sunduğu çeşitli hizmetlerden ve etkinliklerden yararlanmak için spor kulübüne üye oldu.
أَصْبَحَ عُضْوًا فِي النَّادِي الرِّيَاضِيِّ لِيَسْتَفِيدَ مِنَ الْخَدَمَاتِ وَالْأَنْشِطَةِ الْمُتَنَوِّعَةِ الَّتِي يُقَدِّمُهَا.
Sunduğu çeşitli hizmetlerden ve etkinliklerden yararlanmak için spor kulübüne üye oldu.
قَالَ الطَّبِيبُ لِلْمَرِيضِ إِنَّ الْكُلْيَةَ عُضْوٌ مُهِمٌّ، وَلِذَلِكَ يَجِبُ أَنْ يَشْرَبَ مَاءً كَثِيرًا كُلَّ يَوْمٍ.
Doktor hastaya böbreğin önemli bir organ olduğunu, bu yüzden her gün çok su içmesi gerektiğini söyledi.
فَقَدَ الْجُنْدِيُّ أَحَدَ أَعْضَائِهِ فِي الْحَرْبِ، وَلَكِنَّهُ اسْتَمَرَّ فِي خِدْمَةِ وَطَنِهِ بِكُلِّ إِخْلَاصٍ وَتَفَانٍ.
Asker savaşta uzuvlarından birini kaybetti, ancak vatanına tüm sadakati ve özverisiyle hizmet etmeye devam etti.
eleman, fert, örgen, müntesip