اِنْتَشَرَ عِطْرُ الْوَرْدِ فِي أَرْجَاءِ الْحَدِيقَةِ.
Gül kokusu bahçenin her yerine yayıldı.
اِنْتَشَرَ عِطْرُ الْوَرْدِ فِي أَرْجَاءِ الْحَدِيقَةِ.
Gül kokusu bahçenin her yerine yayıldı.
أُحِبُّ رَائِحَةَ الْعِطْرِ الَّذِي تَضَعُهُ كُلَّ يَوْمٍ.
Her gün sürdüğün parfümün kokusunu çok seviyorum.
اِشْتَرَتْ أُمِّي عِطْرًا جَمِيلًا مِنَ السُّوقِ.
Annem pazardan güzel bir ıtır aldı.
esans
الزُّهُورُ تَفُوحُ بِرَائِحَةٍ عَطِرَةٍ، لَقَدْ حَلَّ الرَّبِيعُ.
Çiçekler mis gibi kokuyor, bahar geldi.
تَعْطِيرُ الْغُرْفَةِ بِالزُّهُورِ الطَّازِجَةِ يُضِيفُ انْتِعَاشًا إِلَى الْجَوِّ.
Odayı taze çiçeklerle kokulandırmak, ortama ferahlık katar.
güzel kokular sürmek