أُصِيبَ اللَّاعِبُ بِكَسْرٍ فِي عَظْمِ السَّاقِ خِلَالَ الْمُبَارَاةِ.
Oyuncu maç sırasında bacağındaki kemiği kırdı.
أُصِيبَ اللَّاعِبُ بِكَسْرٍ فِي عَظْمِ السَّاقِ خِلَالَ الْمُبَارَاةِ.
Oyuncu maç sırasında bacağındaki kemiği kırdı.
عَظُمَ خَطَرُ الْمَرَضِ مَعَ مُرُورِ الْوَقْتِ.
Zaman geçtikçe hastalığın tehlikesi büyüdü.
يَجِبُ أَنْ نُعَظِّمَ قِيَمَ الْعَدَالَةِ وَالْمُسَاوَاةِ فِي مُجْتَمَعِنَا.
Toplumumuzda adalet ve eşitlik değerlerini yüceltmeliyiz.
tazim etmek, tebcil etmek, izam etmek
نَدْرِكُ عِظَمَ المَسْؤُولِيَّةِ.
Sorumluluğun büyüklüğünün farkındayız.