اشْتَرَيْتُ عُلْبَةَ هَدَايَا مُزَيَّنَةً بِشَرَائِطَ مُلَوَّنَةٍ لِعِيدِ مِيلَادِ صَدِيقَتِي.
Arkadaşımın doğum günü için renkli kurdelelerle süslenmiş bir hediye kutusu aldım.
اشْتَرَيْتُ عُلْبَةَ هَدَايَا مُزَيَّنَةً بِشَرَائِطَ مُلَوَّنَةٍ لِعِيدِ مِيلَادِ صَدِيقَتِي.
Arkadaşımın doğum günü için renkli kurdelelerle süslenmiş bir hediye kutusu aldım.
رَمَى الْعَامِلُ عُلْبَةَ الطِّلَاءِ الْفَارِغَةَ فِي سَلَّةِ الْمُهْمَلَاتِ.
İşçi, boş boya tenekesini çöp kutusuna attı.
فَتَحْتُ عُلْبَةَ فَاصُولِيَا مُعَلَّبَةً لِتَحْضِيرِ وَجْبَةِ عَشَاءٍ سَرِيعَةٍ.
Hızlı bir akşam yemeği hazırlamak için bir kutu konserve fasulye açtım.
kapsül, koli, ambalaj