يَجِبُ عَلَى الْمُجْتَمَعِ أَنْ يَتَّحِدَ لِمُكَافَحَةِ الْعُنْفِ بِكُلِّ أَشْكَالِهِ.
Toplum, her türlü şiddetle mücadele etmek için birleşmelidir.
يَجِبُ عَلَى الْمُجْتَمَعِ أَنْ يَتَّحِدَ لِمُكَافَحَةِ الْعُنْفِ بِكُلِّ أَشْكَالِهِ.
Toplum, her türlü şiddetle mücadele etmek için birleşmelidir.
saldırganlık, haşinlik, hoyratlık, şiddetlilik
عَنَّفَ الْمُدِيرُ الْمُوَظَّفَ بِسَبَبِ تَأَخُّرِهِ الْمُتَكَرِّرِ عَنِ الْعَمَلِ.
Müdür, işe sürekli geç kaldığı için çalışanı azarladı.
لَا يَجِبُ أَنْ نُعَنِّفَ الْأَطْفَالَ بِأَيِّ شَكْلٍ مِنَ الْأَشْكَالِ.
Çocuklara hiçbir şekilde şiddet uygulamamalıyız.