غَارِم

أَصْبَحَ الرَّجُلُ غَارِماً بِسَبَبِ خَسَارَتِهِ فِي مَشْرُوعٍ تِجَارِيٍّ فَاشِلٍ.

Adam, başarısız bir iş girişimindeki kaybı nedeniyle borçlu duruma düştü.

الْمُتَّهَمُ غَارِمٌ بِدَفْعِ تَعْوِيضَاتٍ مَالِيَّةٍ لِلضَّحِيَّةِ.

Sanık, mağdura maddi tazminat ödemekle yükümlüdür.

İlişkili Kelimeler