فَازَ

يَفُوزُ، فَوْز

فَازَ الْفَرِيقُ بِالْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ بِصُعُوبَةٍ بَالِغَةٍ.

Takım final maçını büyük zorluklarla kazandı.

عَمِلَ الطَّالِبُ بِجِدٍّ حَتَّى فَازَ فِي دِرَاسَتِهِ.

Öğrenci derslerinde başarıya ulaşana kadar çok çalıştı.

فَازَ أَخِي بِالْمَرْكَزِ الأَوَّلِ فِي السِّبَاقِ.

Kardeşim yarışta birinci olmayı başardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler