اِشْتَرَيْنَا فَرْشًا جَدِيدًا لِلْبَيْتِ.
Ev için yeni döşeme eşyası aldık.
اِشْتَرَيْنَا فَرْشًا جَدِيدًا لِلْبَيْتِ.
Ev için yeni döşeme eşyası aldık.
فَرْشُ الْغُرْفَةِ حَدِيثٌ وَأَنِيقٌ لِلْغَايَةِ.
Odanın döşenişi çok modern ve şık.
döşenme, seriş, serme, seriliş, serilme
فَرَشَتِ الْأُمُّ الْمَائِدَةَ لِتَنَاوُلِ الْعَشَاءِ.
Anne akşam yemeği için sofrayı yaydı.
قَامَتِ الْأُمُّ بِفَرْشِ السَّجَّادِ الْجَدِيدِ فِي غُرْفَةِ الْمَعِيشَةِ.
Anne, oturma odasına yeni halıyı serdi.
tefriş etmek
فَرَّشَ الْعَامِلُ أَرْضَ الْغُرْفَةِ بِالسَّجَّادِ.
İşçi odanın zeminini halıyla döşedi.