الْفَرْقُ بَيْنَ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَاضِحٌ لِلْجَمِيعِ.
Gece ve gündüz arasındaki fark herkes için açıktır.
الْفَرْقُ بَيْنَ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَاضِحٌ لِلْجَمِيعِ.
Gece ve gündüz arasındaki fark herkes için açıktır.
لَا يَجِبُ أَنْ يَكُونَ هُنَاكَ فَرْقٌ بَيْنَ النَّاسِ عَلَى أَسَاسِ اللَّوْنِ أَوِ الْجِنْسِ.
İnsanlar arasında renk veya cinsiyet temelinde ayrım yapılmamalıdır.
tefavüt
يَجِبُ أَنْ نُفَرِّقَ بَيْنَ الرَّأْيِ وَالْحَقِيقَةِ عِنْدَ قِرَاءَةِ الْأَخْبَارِ.
Haberleri okurken görüş ile gerçeği birbirinden ayırt etmeliyiz.
فَرَّقَ الْمُعَلِّمُ الْكُتُبَ عَلَى الْأَوْلَادِ فِي الصَّفِّ صَبَاحَ الْيَوْمِ.
Öğretmen bu sabah sınıfta kitapları çocuklara dağıttı.
cüda etmek, tefrik etmek
مِنَ الْمُسْتَحِيلِ بِالنِّسْبَةِ لِي أَنْ أَفْرُقَ بَيْنَ هَذَيْنِ اللَّوْنَيْنِ.
Bu iki rengi ayırt etmek benim için imkansız.