فَضَحَ

يَفْضَحُ، فَضْح
Aynı yazılan 1 kelime daha

غَضِبَ مِنِّي كَثِيرًا لِأَنَّنِي فَضَحْتُ أَكَاذِيبَهُ.

Onun yalanlarını açık ettiğim için bana çok kızdı.

فَضَحَنِي أَخِي أَمَامَ أَصْدِقَائِي.

Kardeşim beni arkadaşlarımın önünde rezil etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

فَضْح

أَظْهَرَ الصَّحَفِيُّ مِثَالًا رَائِعًا لِلشَّجَاعَةِ مِنْ خِلَالِ فَضْحِ الْفَسَادِ.

Gazeteci, yolsuzlukları teşhir ederek büyük bir cesaret örneği sergiledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler