قَبْو

أَقْبِيَة

القَبْوُ مُظْلِمٌ وَبَارِدٌ جِدّاً فِي فَصْلِ الشِّتَاءِ.

Bodrum kışın çok karanlık ve soğuktur.

تَمَّ بِنَاءُ سَقْفِ الْكَنِيسَةِ الْقَدِيمَةِ عَلَى شَكْلِ قَبْوٍ.

Eski kilisenin tavanı tonoz şeklinde inşa edilmişti.

نَزَلْنَا إِلَى الْقَبْوِ لِتَفَقُّدِ النَّبِيذِ الْقَدِيمِ الْمُخَزَّنِ هُنَاكَ.

Orada saklanan eski şarabı kontrol etmek için mahzene indik.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler