قَصَدَ

يَقْصِدُ، قَصْد
Aynı yazılan 1 kelime daha

قَصَدْتُ زِيَارَةَ صَدِيقِي الْمَرِيضِ فِي الْمُسْتَشْفَى الْيَوْمَ.

Bugün hastanedeki hasta arkadaşımı ziyaret etmeye niyet ettim.

لَمْ أَقْصِدْ إِهَانَتَكَ بِكَلَامِي.

Sözlerimle seni incitmek istemedim.

مَاذَا قَصَدْتَ بِهَذِهِ الْكَلِمَاتِ، هَلْ يُمْكِنُكَ أَنْ تُوَضِّحَ مِنْ فَضْلِكَ؟

Bu sözlerle ne demek istedin, açıklar mısın lütfen?

Ayrıca: amaçlamak

قَصْد

كَانَ قَصْدُهُ حَسَنًا عِنْدَمَا قَدَّمَ النَّصِيحَةَ.

Tavsiye verirken niyeti iyiydi.

لَا أَعْتَقِدُ أَنَّ هُنَاكَ أَيَّ قَصْدٍ سَيِّئٍ فِي كَلِمَاتِهِ.

Onun sözlerinde kötü bir kasıt olduğunu düşünmüyorum.

Eşdizimler