قَصْدًا

كَسَرَ الزُّجَاجَ قَصْدًا لِيُثِيرَ الْفَوْضَى.

Kargaşa çıkarmak için bardağı bilerek kırdı.

لَمْ أَفْعَلْ ذَلِكَ قَصْدًا، بَلْ كَانَ خَطَأً غَيْرَ مَقْصُودٍ.

Bunu kasten yapmadım, yanlışlıkla oldu.

ارْتَكَبَ الْجَرِيمَةَ قَصْدًا مَعَ سَبْقِ الْإِصْرَارِ.

Suçu taammüden ve önceden planlayarak işledi.