كَأْس

أَكْوَاس

حَصَلَ الْفَرِيقُ عَلَى الْكَأْسِ بَعْدَ فَوْزِهِ فِي الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.

Takım, final maçını kazandıktan sonra kupayı aldı.

اِمْلَأِ الْكَأْسَ بِالْمَاءِ الْبَارِدِ مِنْ فَضْلِكَ لِأَنَّنِي أَشْعُرُ بِالْعَطَشِ الشَّدِيدِ.

Lütfen bardağı soğuk suyla doldur, çünkü çok susadım.

رَفَعُوا الْكَأْسَ احْتِفَالًا بِالْفَوْزِ الْكَبِيرِ الَّذِي حَقَّقَهُ الْفَرِيقُ.

Takımın elde ettiği büyük zaferi kutlamak için kadeh kaldırdılar.

İlişkili Kelimeler