قَرَأْتُ الْكِتَابَ كَامِلًا فِي عُطْلَةِ نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ وَاسْتَمْتَعْتُ بِهِ كَثِيرًا.
Hafta sonu kitabın tamamını okudum ve çok keyif aldım.
قَرَأْتُ الْكِتَابَ كَامِلًا فِي عُطْلَةِ نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ وَاسْتَمْتَعْتُ بِهِ كَثِيرًا.
Hafta sonu kitabın tamamını okudum ve çok keyif aldım.
أَنَا أَحْتَاجُ إِلَى أُسْبُوعٍ كَامِلٍ لِأَقْرَأَ هَذَا الْكِتَابَ الطَّوِيلَ فِي الْبَيْتِ.
Bu uzun kitabı evde okumak için tam bir haftaya ihtiyacım var.
يَجِبُ أَنْ يَكُونَ التَّقْرِيرُ كَامِلًا وَشَامِلًا لِجَمِيعِ جَوَانِبِ الْمَوْضُوعِ.
Rapor, konunun tüm yönlerini kapsayan eksiksiz ve kapsamlı olmalıdır.
Ayrıca: tüm, mükemmel, tamam, kâmil
kusursuz, mutlak, ideal, dolusu, komple, dört dörtlük, topyekûn, pür, saltık, berkemal, ayıpsız, olanca, şümullü, noksansız