كَانَ الرَّجُلُ كَرِيمًا جِدًّا وَتَبَرَّعَ بِالْكَثِيرِ مِنَ الْمَالِ لِلْجَمْعِيَّاتِ الْخَيْرِيَّةِ.

Adam çok cömertti ve hayır kurumlarına çok para bağışladı.

اشْتُهِرَ بِأَنَّهُ كَرِيمٌ مَعَ ضُيُوفِهِ وَيُقَدِّمُ لَهُمْ أَفْضَلَ مَا عِنْدَهُ.

Misafirlerine karşı eli açıklığıyla tanınırdı ve onlara en iyisini sunardı.

Ayrıca: kibar

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

كْرِيم

كُلَّ صَبَاحٍ تَضَعُ أُمِّي كْرِيمًا عَلَى وَجْهِهَا قَبْلَ أَنْ تَخْرُجَ مِنَ الْبَيْتِ.

Annem her sabah evden çıkmadan önce yüzüne krem sürer.