كَانَ الرَّجُلُ كَرِيمًا جِدًّا وَتَبَرَّعَ بِالْكَثِيرِ مِنَ الْمَالِ لِلْجَمْعِيَّاتِ الْخَيْرِيَّةِ.
Adam çok cömertti ve hayır kurumlarına çok para bağışladı.
كَانَ الرَّجُلُ كَرِيمًا جِدًّا وَتَبَرَّعَ بِالْكَثِيرِ مِنَ الْمَالِ لِلْجَمْعِيَّاتِ الْخَيْرِيَّةِ.
Adam çok cömertti ve hayır kurumlarına çok para bağışladı.
اشْتُهِرَ بِأَنَّهُ كَرِيمٌ مَعَ ضُيُوفِهِ وَيُقَدِّمُ لَهُمْ أَفْضَلَ مَا عِنْدَهُ.
Misafirlerine karşı eli açıklığıyla tanınırdı ve onlara en iyisini sunardı.
Ayrıca: kibar
eli geniş, geniş gönüllü, eli bol, kapısı açık, kerim, yüce gönüllü, açık elli, engin gönüllü, kerem sahibi, onurlu, geniş yürekli, yardımsever, sofrası açık, gönlü zengin, bol kepçe, gani gönüllü, misafirperver, alicenap, bonkör, eli selek, konuksever, ikramcı, lütufkâr, keremli, civanmert
كُلَّ صَبَاحٍ تَضَعُ أُمِّي كْرِيمًا عَلَى وَجْهِهَا قَبْلَ أَنْ تَخْرُجَ مِنَ الْبَيْتِ.
Annem her sabah evden çıkmadan önce yüzüne krem sürer.