عَانَى الرَّجُلُ مِنْ كَرْبٍ شَدِيدٍ بِسَبَبِ خَسَارَتِهِ وَظِيفَتَهُ فَجْأَةً.
Adam, işini aniden kaybetmesi nedeniyle büyük sıkıntı yaşadı.
عَانَى الرَّجُلُ مِنْ كَرْبٍ شَدِيدٍ بِسَبَبِ خَسَارَتِهِ وَظِيفَتَهُ فَجْأَةً.
Adam, işini aniden kaybetmesi nedeniyle büyük sıkıntı yaşadı.
الْكَرْبُ وَالْحُزْنُ يُمْكِنُ أَنْ يُؤَثِّرَا سَلْبًا عَلَى صِحَّةِ الْإِنْسَانِ.
Üzüntü ve keder, insanın sağlığını olumsuz etkileyebilir.
حَاوَلَ التَّغَلُّبَ عَلَى الكَرْبِ بِالصَّلَاةِ وَالتَّأَمُّلِ.
Dua ederek ve meditasyon yaparak kederin üstesinden gelmeye çalıştı.
sıkıntılılık