يَلْعَبُ الْأَطْفَالُ بِالْكُرَةِ فِي الْحَدِيقَةِ كُلَّ يَوْمٍ بَعْدَ الْمَدْرَسَةِ.
Çocuklar okuldan sonra her gün parkta topla oynuyorlar.
يَلْعَبُ الْأَطْفَالُ بِالْكُرَةِ فِي الْحَدِيقَةِ كُلَّ يَوْمٍ بَعْدَ الْمَدْرَسَةِ.
Çocuklar okuldan sonra her gün parkta topla oynuyorlar.
الْأَرْضُ هِيَ كُرَةٌ تَدُورُ حَوْلَ الشَّمْسِ.
Dünya, güneşin etrafında dönen bir küredir.
كَانَ يَلْعَبُ بِالْكُرَاتِ الزُّجَاجِيَّةِ الْمُلَوَّنَةِ فِي سَاحَةِ الْمَنْزِلِ.
Ev bahçesinde renkli cam bilyelerle oynuyordu.