بِسَبَبِ كَوْنِهِ طَبِيبًا يُسَاعِدُ النَّاسَ.
Doktor olması sebebiyle insanlara yardım ediyor.
بِسَبَبِ كَوْنِهِ طَبِيبًا يُسَاعِدُ النَّاسَ.
Doktor olması sebebiyle insanlara yardım ediyor.
الْكَوْنُ وَاسِعٌ جِدًّا وَلَا يُمْكِنُ تَصَوُّرُهُ.
Evren çok geniş ve hayal edilemez.
إِنَّ كَشْفَ أَسْرَارِ الْكَوْنِ هُوَ أَحَدُ أَعْظَمِ أَهْدَافِ الْبَشَرِيَّةِ.
Kâinatın sırlarını çözmek insanlığın en büyük hedeflerinden biridir.
Ayrıca: uzay, kozmos
acun, âlem
كَوَّنَ الْأَصْدِقَاءُ فِرْقَةً مُوسِيقِيَّةً.
Arkadaşlar bir müzik grubu meydana getirdi.
كَوَّنَ الْفَرِيقُ لَجْنَةً لِدِرَاسَةِ الْمُشْكِلَةِ وَتَقْدِيمِ الْحُلُولِ الْمُنَاسِبَةِ.
Takım, sorunu incelemek ve uygun çözümler sunmak için bir komite oluşturdu.
كَوَّنَ الطُّلَّابُ مَجْمُوعَةً لِدِرَاسَةِ مَوَادِّ الِامْتِحَانِ مَعًا.
Öğrenciler, sınav konularını birlikte çalışmak için bir grup teşkil ettiler.
Ayrıca: yaratmak
yapılandırmak