كَانَ مُتَرَدِّدًا فِي اتِّخَاذِ الْقَرَارِ بِشَأْنِ الْوَظِيفَةِ الْجَدِيدَةِ.
Yeni iş konusunda karar vermekte kararsızdı.
كَانَ مُتَرَدِّدًا فِي اتِّخَاذِ الْقَرَارِ بِشَأْنِ الْوَظِيفَةِ الْجَدِيدَةِ.
Yeni iş konusunda karar vermekte kararsızdı.
بَدَتِ الْفَتَاةُ مُتَرَدِّدَةً فِي التَّحَدُّثِ أَمَامَ الْجُمْهُورِ.
Kız, halk önünde konuşmakta çekingen görünüyordu.
يَعْمَلُ هٰذَا الْجِهَازُ بِالتَّيَّارِ الْمُتَرَدِّدِ.
Bu cihaz alternatif akımla çalışır.
isteksiz, çekimser, gönülsüz, caygın, apışık, cüretsiz, muallak, kıpkıp, lerzan, mütereddit, müzebzep, pısırık, tutuk, virdizeban, güvençsiz, çekinceli, gelimli gidimli, duraksamalı, duruksun, cesaretsiz, bikarar, ikircikli, ikircimli, muhteriz, tereddütlü, azimsiz, ikilemli