كَانَ الْمَشْهَدُ مِنَ النَّافِذَةِ رَائِعاً.
Pencereden manzara harikaydı.
كَانَ الْمَشْهَدُ مِنَ النَّافِذَةِ رَائِعاً.
Pencereden manzara harikaydı.
كَانَ الْمَشْهَدُ مُؤَثِّراً جِدّاً فِي الْفِيلْمِ.
Filmdeki sahne çok etkileyiciydi.
كَانَ الْمَشْهَدُ فِي الْمَدِينَةِ جَمِيلًا.
Şehirdeki görünüm güzeldi.
görüntü