نَاجَى

يُنَاجِي، مُنَاجَاة

الرَّجُلُ نَاجَى صَدِيقَهُ فِي زَاوِيَةِ الْغُرْفَةِ.

Adam odanın köşesinde arkadaşıyla gizlice konuşuyordu.

كَانَ الطِّفْلُ يُنَاجِي أُمَّهُ بِكَلِمَاتٍ خَافِتَةٍ.

Çocuk annesine kısık sesle fısıldıyordu.

فِي اللَّيْلِ، كَانَ الْعَابِدُ يُنَاجِي رَبَّهُ بِخُشُوعٍ.

Geceleyin, abid huşu içinde Rabbine münacat ediyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler