أَتَمَنَّى أَنْ يَزُولَ هَذَا النَّحْسُ الَّذِي يُلَازِمُنِي مُنْذُ بِدَايَةِ هَذَا الشَّهْرِ.
Umarım bu ayın başından beri beni takip eden kötü şans ortadan kalkar.
أَتَمَنَّى أَنْ يَزُولَ هَذَا النَّحْسُ الَّذِي يُلَازِمُنِي مُنْذُ بِدَايَةِ هَذَا الشَّهْرِ.
Umarım bu ayın başından beri beni takip eden kötü şans ortadan kalkar.
مَرَرْنَا بِفَتْرَةِ نَحْسٍ فِي الْعَمَلِ، لَكِنَّنَا تَجَاوَزْنَاهَا بِالصَّبْرِ وَالْعَمَلِ الْجَادِّ.
İş yerinde şanssız bir dönemden geçtik, ancak sabır ve sıkı çalışma ile bunu aştık.
يَعْتَقِدُ الْبَعْضُ أَنَّ الرَّقْمَ 13 يَجْلِبُ النَّحْسَ، لَكِنَّنِي لَا أُؤْمِنُ بِهَذِهِ الْخُرَافَاتِ.
Bazıları 13 sayısının uğursuzluk getirdiğine inanır, ama ben bu batıl inançlara inanmıyorum.
kör şans, aksilik, terslik, kara talih, talihsizlik, bahtsızlık, meymenetsizlik, nuhuset, şeamet, kadersizlik, şom ağızlılık, bahtı karalık, şomluk, kara yazılılık, kademsizlik, yomsuzluk
هُنَاكَ شَيْءٌ مَا فِي هَذَا الْمَنْزِلِ، هَذَا الْمَكَانُ نَحْسٌ لِلْغَايَةِ.
Bu evde bir şeyler var, burası çok uğursuz.