نَضَحَ

يَنْضِحُ، نَضْح
Aynı yazılan 1 kelime daha

نَضَحَ وَجْهُهَا بِالْبَهْجَةِ عِنْدَمَا سَمِعَتِ الْخَبَرَ السَّعِيدَ.

Müjdeli haberi duyduğunda yüzü neşeyle parladı.

بَدَأَ الْمَاءُ يَنْضَحُ مِنَ الْجِدَارِ بَعْدَ الْأَمْطَارِ الْغَزِيرَةِ.

Şiddetli yağmurdan sonra duvardan su sızmaya başladı.

نَضْح

النَّضْحُ فِي الْجُدْرَانِ يُفْسِدُ هَيْكَلَ الْمَبْنَى.

Duvarlardaki sızıntı, binanın yapısını bozuyor.