لَا نَفْعَ فِي هٰذَا الْكَلَامِ.
Bu sözde hiçbir fayda yok.
لَا نَفْعَ فِي هٰذَا الْكَلَامِ.
Bu sözde hiçbir fayda yok.
ظَهَرَ نَفْعُ هَذَا التَّطْبِيقِ مِنْ خِلَالِ مُلَاحَظَاتِ الْمُسْتَخْدِمِينَ.
Bu uygulamanın yararlığı, kullanıcı geri bildirimleriyle ortaya çıkmıştır.
faydalılık, yarayış
نَفَعَتْنِي نَصِيحَتُكَ كَثِيرًا فِي الِاسْتِعْدَادِ لِلِامْتِحَانِ.
Tavsiyenin sınava hazırlanırken bana çok faydası oldu.
لَا يَنْفَعُ النَّدَمُ بَعْدَ فَوَاتِ الْأَوَانِ.
İş işten geçtikten sonra pişmanlık işe yaramaz.
هَذَا الدَّوَاءُ نَفَعَ فِي عِلَاجِ الصُّدَاعِ.
Bu ilaç baş ağrısına iyi geldi.
yaramak, fayda etmek, yararı dokunmak, hayrı dokunmak