تَلَقَّى الْفِيلْمُ نَقْداً إِيجَابِيّاً مِنَ النُّقَّادِ السِّينَمَائِيِّينَ.
Film, sinema eleştirmenlerinden olumlu eleştiriler aldı.
تَلَقَّى الْفِيلْمُ نَقْداً إِيجَابِيّاً مِنَ النُّقَّادِ السِّينَمَائِيِّينَ.
Film, sinema eleştirmenlerinden olumlu eleştiriler aldı.
لَا يَقْبَلُ الْمَتْجَرُ بِطَاقَاتِ الِائْتِمَانِ، بَلْ يَقْبَلُ النَّقْدَ فَقَطْ.
Mağazada kredi kartı geçmiyor, sadece nakit kabul ediyorlar.
banknot, münekkitlik, tenkitçilik, eleştiriş, eleştiriliş, eleştirim, eleştirme
نَقَدَ الْكَاتِبُ الْفِيلْمَ الْجَدِيدَ بِشِدَّةٍ فِي الصَّحِيفَةِ الْيَوْمِيَّةِ.
Yazar, günlük gazetede yeni filmi şiddetle eleştirdi.
نَقَدَ الْجُمْهُورُ أَدَاءَ الْمُمَثِّلِ فِي الْمَسْرَحِيَّةِ الْجَدِيدَةِ.
Seyirciler, yeni oyundaki oyuncunun performansını tenkit etti.
نَقَدَ الْخَبِيرُ الِاقْتِصَادِيُّ السِّيَاسَاتِ الْحُكُومِيَّةَ الْجَدِيدَةَ بِعِنَايَةٍ.
Ekonomi uzmanı, yeni hükümet politikalarını dikkatle değerlendirdi.