مِنَ المُهِمِّ جِدّاً أَنْ نُرَكِّزَ عَلَى الأُمُورِ الهَامَّةِ فِي حَيَاتِنَا.
Hayatımızdaki önemli şeylere odaklanmamız çok önemlidir.
مِنَ المُهِمِّ جِدّاً أَنْ نُرَكِّزَ عَلَى الأُمُورِ الهَامَّةِ فِي حَيَاتِنَا.
Hayatımızdaki önemli şeylere odaklanmamız çok önemlidir.
لَقَدْ حَقَّقْنَا تَقَدُّمًا هَامًّا فِي مَشْرُوعِنَا الجَدِيدِ.
Yeni projemizde kayda değer bir ilerleme kaydettik.
هَذَا القَرَارُ هَامٌّ جِدّاً لِمُسْتَقْبَلِ الشَّرِكَةِ.
Bu karar şirketin geleceği için çok mühimdir.
büyük, ciddi, kritik, stratejik, kıymetli, belli başlı, hatırı sayılır, majör, manidar, ehem, ehemmiyetli, kıymettar
هَامَ الشَّاعِرُ بِحُبِّ وَطَنِهِ.
Şair vatanına sevdalandı.