هَامِس

هَوَامِس

كَانَتِ الرِّيحُ هَامِسَةً بَيْنَ الْأَشْجَارِ فِي الْغَابَةِ.

Ormanda rüzgar ağaçlar arasında sessizce esiyordu.

شَعَرْتُ بِلَمْسَةٍ هَامِسَةٍ عَلَى كَتِفِي جَعَلَتْنِي أَرْتَجِفُ.

Omzumda hafif bir dokunuş hissettim ve titredim.

تَحَدَّثْ بِصَوْتٍ هَامِسٍ حَتَّى لَا تُزْعِجَ الْآخَرِينَ فِي الْمَكْتَبَةِ.

Kütüphanede başkalarını rahatsız etmemek için fısıltılı bir sesle konuş.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler