هَبَطَتِ الطَّائِرَةُ فِي الْمَطَارِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ عَلَى الرُّغْمِ مِنْ سُوءِ الْأَحْوَالِ الْجَوِّيَّةِ.
Uçak kötü hava koşullarına rağmen planlanan zamanda havaalanına indi.
هَبَطَتِ الطَّائِرَةُ فِي الْمَطَارِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ عَلَى الرُّغْمِ مِنْ سُوءِ الْأَحْوَالِ الْجَوِّيَّةِ.
Uçak kötü hava koşullarına rağmen planlanan zamanda havaalanına indi.
رَفْرَفَ الطَّائِرُ بِجَنَاحَيْهِ لِيَهْبِطَ عَلَى فَرْعِ الشَّجَرَةِ.
Kuş ağacın dalına konmak için kanatlarını çırptı.
هَبَطَ مُسْتَوَى الْمَاءِ فِي النَّهْرِ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ بِسَبَبِ قِلَّةِ الْأَمْطَارِ هَذَا الْعَامَ.
Bu yılki düşük yağış nedeniyle nehirdeki su seviyesi önemli ölçüde düştü.
Ayrıca: alçalmak
çökmek, nazil olmak