وَافَقَتِ الْأَطْرَافُ الْمُتَحَارِبَةُ عَلَى إِعْلَانِ هُدْنَةٍ مُؤَقَّتَةٍ خِلَالَ شَهْرِ رَمَضَانَ
Savaşan taraflar Ramazan ayında geçici bir ateşkes ilan etmeyi kabul etti.
وَافَقَتِ الْأَطْرَافُ الْمُتَحَارِبَةُ عَلَى إِعْلَانِ هُدْنَةٍ مُؤَقَّتَةٍ خِلَالَ شَهْرِ رَمَضَانَ
Savaşan taraflar Ramazan ayında geçici bir ateşkes ilan etmeyi kabul etti.
تَمَّ تَوْقِيعُ هُدْنَةٍ بَيْنَ الدَّوْلَتَيْنِ الْمُتَنَازِعَتَيْنِ بِوَسَاطَةِ الْأُمَمِ الْمُتَّحِدَةِ
Birleşmiş Milletler'in arabuluculuğuyla iki ihtilaflı ülke arasında bir mütareke imzalandı.
sulh, bırakışma, fasıla