يُسَاعِدُ المَشْيُ بَعْدَ الأَكْلِ عَلَى الهَضْمِ الجَيِّدِ.
Yemekten sonra yürümek iyi sindirime yardımcı olur.
يُسَاعِدُ المَشْيُ بَعْدَ الأَكْلِ عَلَى الهَضْمِ الجَيِّدِ.
Yemekten sonra yürümek iyi sindirime yardımcı olur.
sindirme, hazım, hazımlılık, hazmetme, hazmediş, sindirilme, sindiriş
يَحْتَاجُ الْمَعِدَةُ إِلَى وَقْتٍ كَيْ تَهْضِمَ الطَّعَامَ الثَّقِيلَ.
Mide ağır yemeği sindirmek için zamana ihtiyaç duyar.
لَمْ أَهْضِمْ هَذَا الدَّرْسَ بَعْدُ.
Bu dersi henüz özümsemedim.
لَمْ يَسْتَطِعْ هَضْمَ الإِهَانَةِ الَّتِي وُجِّهَتْ إِلَيْهِ.
Ona yöneltilen hakareti hazmedemedi.
özümlemek, sindirilmek, öğütmek