انْتَشَرَ هَمْسٌ بَيْنَ الْحُضُورِ بَعْدَ إِعْلَانِ النَّتَائِجِ

Sonuçlar açıklandıktan sonra katılımcılar arasında bir fısıltı yayıldı

İlişkili Kelimeler

هَمَسَ

يَهْمِسُ، هَمْس

هَمَسَ الرَّجُلُ فِي أُذُنِ صَدِيقِهِ سِرًّا هَامًّا

Adam arkadaşının kulağına önemli bir sır fısıldadı.

هَمَسَتِ الْأُمُّ لِطِفْلِهَا كَلِمَاتٍ هَادِئَةً لِيَنَامَ بِسَلَامٍ

Anne, bebeğinin huzur içinde uyuması için ona sakin sözler mırıldandı.

İlişkili Kelimeler