أَصْبَحَ لَدَيْهِ هَوَسٌ غَرِيبٌ بِجَمْعِ الْقُبَّعَاتِ الْقَدِيمَةِ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ.
Eski şapkaları her yerden toplama konusunda garip bir takıntısı var.
أَصْبَحَ لَدَيْهِ هَوَسٌ غَرِيبٌ بِجَمْعِ الْقُبَّعَاتِ الْقَدِيمَةِ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ.
Eski şapkaları her yerden toplama konusunda garip bir takıntısı var.
كَانَ لَدَيْهِ هَوَسٌ بِالْكَمَالِ يَجْعَلُهُ يُعِيدُ الْعَمَلَ مِرَارًا وَتَكْرَارًا.
Mükemmeliyet saplantısı yüzünden işi tekrar tekrar yapıyordu.
هُنَاكَ هَوَسٌ كَبِيرٌ بِالْتِقَاطِ الصُّوَرِ السِّيلْفِي بَيْنَ الْمُرَاهِقِينَ.
Gençler arasında selfie çekme konusunda büyük bir düşkünlük var.
sabit fikir, mani, delilik, cinnet, divanelik, cünun, manyaklık, takanak, saplantılılık, takıntılılık, obsesyon, obsesiflik, takıklık, fikrisabit