تَقَعُ الْمَدِينَةُ فِي وَسَطِ الْبِلَادِ بِالْقُرْبِ مِنَ النَّهْرِ.
Şehir, nehrin yakınında ülkenin ortasında yer almaktadır.
تَقَعُ الْمَدِينَةُ فِي وَسَطِ الْبِلَادِ بِالْقُرْبِ مِنَ النَّهْرِ.
Şehir, nehrin yakınında ülkenin ortasında yer almaktadır.
الْتَقَيْنَا فِي وَسَطِ الْمَدِينَةِ بِالْقُرْبِ مِنَ الْمَطْعَمِ الْجَدِيدِ.
Yeni restoranın yakınında şehir merkezinde buluştuk.
رَبَطَتِ الْفَتَاةُ حِزَامًا جَدِيدًا حَوْلَ وَسَطِهَا قَبْلَ أَنْ تَخْرُجَ مِنَ الْبَيْتِ.
Kız evden çıkmadan önce beline yeni bir kemer bağladı.
ortam, çevre, muhit, camia, ortalama
وَقَفَ وَسْطَ النَّاسِ.
İnsanların arasında durdu.
meyan