لِجَارِي وَلَدٌ صَغِيرٌ يَلْعَبُ كُلَّ يَوْمٍ فِي الْحَدِيقَةِ مَعَ أَصْدِقَائِهِ بَعْدَ الْمَدْرَسَةِ.
Komşumun küçük bir çocuğu var, her gün okuldan sonra bahçede arkadaşlarıyla oynuyor.
لِجَارِي وَلَدٌ صَغِيرٌ يَلْعَبُ كُلَّ يَوْمٍ فِي الْحَدِيقَةِ مَعَ أَصْدِقَائِهِ بَعْدَ الْمَدْرَسَةِ.
Komşumun küçük bir çocuğu var, her gün okuldan sonra bahçede arkadaşlarıyla oynuyor.
كُلُّ أُمٍّ وَأَبٍ يُرِيدَانِ أَنْ يَكُونَ وَلَدُهُمَا سَعِيدًا.
Her anne baba evladının mutlu olmasını ister.
فِي الصَّبَاحِ رَأَيْتُ وَلَدًا صَغِيرًا يَلْعَبُ بِالْكُرَةِ مَعَ أَصْدِقَائِهِ أَمَامَ الْمَدْرَسَةِ.
Sabah okulun önünde arkadaşlarıyla top oynayan küçük bir oğlan gördüm.
velet, yumurcak, mahdum
وُلِدَ أَخِي فِي شَهْرِ مَايُو.
Kardeşim mayıs ayında doğdu.
وَلَّدَ هَذَا الْحَدَثُ الْعَدِيدَ مِنَ الْمَشَاكِلِ.
Bu olay birçok sorun doğurdu.
türetmek