رَجُل — رِجَال
رَأَيْتُ رَجُلاً طَوِيلَ الْقَامَةِ فِي الْحَشْدِ.
Kalabalığın içinde uzun boylu bir adam gördüm.
رَأَيْتُ رَجُلاً طَوِيلَ الْقَامَةِ فِي الْحَشْدِ.
Kalabalığın içinde uzun boylu bir adam gördüm.
نَحْنُ بِحَاجَةٍ إِلَى إِيجَادِ الشَّخْصِ الْمُنَاسِبِ لِلْقِيَامِ بِهَذَا الْعَمَلِ.
Bu işi yapacak doğru adamı bulmamız gerekiyor.
كُلُّ فَرْدٍ يَرْسُمُ مَصِيرَهُ بِنَفْسِهِ.
Her adam kendi kaderini kendi çizer.