adam

رَجُل — رِجَال

رَأَيْتُ رَجُلاً طَوِيلَ الْقَامَةِ فِي الْحَشْدِ.

Kalabalığın içinde uzun boylu bir adam gördüm.

شَخْص — أَشْخَاص

نَحْنُ بِحَاجَةٍ إِلَى إِيجَادِ الشَّخْصِ الْمُنَاسِبِ لِلْقِيَامِ بِهَذَا الْعَمَلِ.

Bu işi yapacak doğru adamı bulmamız gerekiyor.

فَرْد — أَفْرَاد

كُلُّ فَرْدٍ يَرْسُمُ مَصِيرَهُ بِنَفْسِهِ.

Her adam kendi kaderini kendi çizer.

İlişkili Kelimeler