altüst olmak

بَعْدَ الْحَادِثِ، انْقَلَبَتْ حَيَاتِي رَأْساً عَلَى عَقِبٍ، تَغَيَّرَ كُلُّ شَيْءٍ وَاضْطُرِرْتُ إِلَى الْبَدْءِ مِنْ جَدِيدٍ.

Kaza sonrası hayatım altüst oldu, her şey değişti ve ben yeni bir başlangıç yapmak zorunda kaldım.

عِنْدَمَا سَمِعْتُ الْأَخْبَارَ، اضْطَرَبَتْ مَشَاعِرِي، لَمْ أَعْرِفْ مَاذَا أَفْعَلُ.

Haberleri duyunca içim altüst oldu, ne yapacağımı bilemedim.

İlişkili Kelimeler