arıza

عُطْل — أَعْطَال

بِسَبَبِ الْعُطْلِ فِي السَّيَّارَةِ، تَقَطَّعَتْ بِنَا السُّبُلُ عَلَى الطَّرِيقِ وَاضْطُرِرْنَا إِلَى الِانْتِظَارِ طَوِيلًا.

Arabadaki arıza nedeniyle yolda kaldık ve çok beklemek zorunda kaldık.

تَسَبَّبَ الخَلَلُ فِي النِّظَامِ فِي فُقْدَانِ جَمِيعِ البَيَانَاتِ وَخَلْقِ مُشْكِلَةٍ كَبِيرَةٍ.

Sistemdeki arıza, tüm verilerin kaybolmasına neden oldu ve büyük bir sorun yarattı.

أَدَّى التَّعَطُّلُ فِي المَصْنَعِ إِلَى تَوَقُّفِ الإِنْتَاجِ وَتَسَبَّبَ فِي خَسَارَةٍ كَبِيرَةٍ.

Fabrikadaki arıza üretimi durdurdu ve büyük bir zarara yol açtı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler