بَدَأَتِ الشُّرْطَةُ عَمَلِيَّةً لِلْقَبْضِ عَلَى الْمُجْرِمِ الشَّرِسِ.
Polis, azılı suçluyu yakalamak için operasyon başlattı.
بَدَأَتِ الشُّرْطَةُ عَمَلِيَّةً لِلْقَبْضِ عَلَى الْمُجْرِمِ الشَّرِسِ.
Polis, azılı suçluyu yakalamak için operasyon başlattı.
يُقَالُ إِنَّ هُنَاكَ دُبًّا مُتَوَحِّشًا يَعِيشُ فِي الغَابَةِ.
Ormanda azılı bir ayı yaşadığı söyleniyor.
انْدَلَعَ شِجَارٌ نَتِيجَةً لِمُنَاقَشَةٍ عَنِيفَةٍ.
Azılı bir tartışma sonucu kavga çıktı.
لَدُود