فِي الْأَوْقَاتِ الَّتِي يَقْضِيهَا الْبَحَّارَةُ فِي عَنْبَرِ السُّفُنِ، كَانُوا يُغَنُّونَ مَعًا.
Gemilerde tayfaların başaltında kaldığı zamanlarda, hep birlikte şarkı söylerlerdi.
فِي الْأَوْقَاتِ الَّتِي يَقْضِيهَا الْبَحَّارَةُ فِي عَنْبَرِ السُّفُنِ، كَانُوا يُغَنُّونَ مَعًا.
Gemilerde tayfaların başaltında kaldığı zamanlarda, hep birlikte şarkı söylerlerdi.
فِي السُّفُنِ الشِّرَاعِيَّةِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتْ مَسَاكِنُ الْبَحَّارَةِ هِيَ مِنْطَقَةَ الرَّاحَةِ وَالنَّوْمِ لِلْبَحَّارَةِ.
Eski yelkenli gemilerde başaltı, denizcilerin dinlenme ve uyuma alanıydı.