bulanmak

تَلَطَّخَتْ يَدَاهُ بِالطِّلَاءِ.

Elleri boyayla bulanmış.

تَعَكَّرَ الْمَاءُ بِسَبَبِ الطِّينِ.

Su çamurdan dolayı bulanmış.

يَشْعُرُ بِالْغَثَيَانِ فِي الْمَعِدَةِ أَثْنَاءَ الرِّحْلَةِ.

Midesi yolculukta bulanıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler