ذَخِيرَة — ذَخَائِر
تَفَقَّدَ الْجُنُودُ ذَخِيرَتَهُمْ وَاسْتَعَدُّوا لِلْحَرْبِ، وَكَانَتْ مُهِمَّتُهُمْ مُهِمَّةً لِلْغَايَةِ.
Askerler cephanelerini kontrol ettiler ve savaşa hazırlandılar, görevleri çok önemliydi.
تَفَقَّدَ الْجُنُودُ ذَخِيرَتَهُمْ وَاسْتَعَدُّوا لِلْحَرْبِ، وَكَانَتْ مُهِمَّتُهُمْ مُهِمَّةً لِلْغَايَةِ.
Askerler cephanelerini kontrol ettiler ve savaşa hazırlandılar, görevleri çok önemliydi.
كَانَ مُسْتَوْدَعُ الْعَتَادِ يَقَعُ فِي مَكَانٍ آمِنٍ، وَكَانَ مَحْمِيًّا بِشَكْلٍ صَارِمٍ.
Cephane deposu güvenli bir yerde bulunuyordu, sıkı bir şekilde korunuyordu.
ذَخَائِر