mühimmat

ذَخِيرَة — ذَخَائِر

كَانَ عَلَى الْجُنُودِ نَقْلُ الْمَزِيدِ مِنَ الذَّخِيرَةِ إِلَى الْجَبْهَةِ.

Askerler, cepheye daha fazla mühimmat taşımak zorundaydılar.

عَتَادٌ عَسْكَرِيٌّ — أعتدة عسكرية

خَصَّصَ الْجَيْشُ مِيزَانِيَّةً لِشِرَاءِ عَتَادٍ عَسْكَرِيٍّ جَدِيدٍ.

Ordu, yeni mühimmat alımı için bütçe ayırdı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler