dantel

خَاطَتْ أُمِّي دَانْتِيلًا أَنِيقًا عَلَى حَافَّةِ فُسْتَانِ زَفَافِي، وَكَانَ جَمِيلًا جِدًّا.

Annem, gelinliğimin kenarına zarif bir dantel dikti, çok güzel oldu.

أَضَفْتُ شَرِيطَ دَانْتِيلٍ أَنِيقًا إِلَى يَاقَةِ فُسْتَانِي، وَقَدْ أَعْجَبَنِي كَثِيرًا.

Elbisemin yakasına şık bir şerit dantel ekledim, çok beğendim.

هَذِهِ الْبُلُوزَةُ مَصْنُوعَةٌ بِالْكَامِلِ مِنْ قُمَاشِ الدَّانْتِيلِ الرَّقِيقِ الْمَصْنُوعِ يَدَوِيًّا.

Bu bluz, tamamen el yapımı ince bir kumaş dantelden yapılmıştır.

Ayrıca: تَطْرِيزُ الدَّانْتِيلِ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler