derman

قَدْ يَكُونُ هَذَا الخَلِيطُ العُشْبِيُّ عِلَاجًا لِلْعَدِيدِ مِنَ الأَمْرَاضِ.

Bu bitkisel karışım, birçok hastalığa derman olabilir.

دَوَاء — أَدْوِيَة

أَعْطَانِي الطَّبِيبُ دَوَاءً يُخَفِّفُ آلَامِي.

Doktor, ağrılarıma derman olacak bir ilaç verdi.

حَلّ — حُلُول

يَجِبُ أَنْ نَعْمَلَ مَعًا لِإِيجَادِ حَلٍّ لِهَذِهِ المَشَاكِلِ.

Bu sorunlara derman bulmak için birlikte çalışmalıyız.

Ayrıca: قُوَّة

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler