أَهْدَتْنِي أُمِّي قِلَادَةَ أَلْمَاسٍ جَمِيلَةً جِدًّا فِي عِيدِ مِيلَادِي.
Annem doğum günümde bana çok güzel bir elmas kolye hediye etti.
أَهْدَتْنِي أُمِّي قِلَادَةَ أَلْمَاسٍ جَمِيلَةً جِدًّا فِي عِيدِ مِيلَادِي.
Annem doğum günümde bana çok güzel bir elmas kolye hediye etti.
بَرِيقُ الْمَاسِ فِي هَذَا الْخَاتَمِ مُبْهِرٌ لِلْغَايَةِ.
Bu yüzükteki elmasın parlaklığı göz kamaştırıyor.
اِشْتَرَى أَبِي أَلْمَاسَةً صَغِيرَةً لِأُمِّي.
Babam anneme küçük bir elmas aldı.
حَجَرُ المَاسِ