fışkırtı

أَفْسَدَ صَوْتُ تَدَفُّقِ الْمَاءِ اللَّيْلَ الْهَادِئَ، مِمَّا خَلَقَ جَوّاً مُضْطَرِباً.

Suyun fışkırtısı, sessiz geceyi bozarak huzursuz bir atmosfer yarattı.

كَانَ صَوْتُ انْبِثَاقِ الْبُرْكَانِ مَسْمُوعاً حَتَّى مِنْ مَسَافَةٍ بَعِيدَةٍ.

Volkanın fışkırtısı, uzaklardan bile duyulabiliyordu.

İlişkili Kelimeler