أَصْبَحَ تَنْظِيفُ أَسْنَانِي بِالْفُرْشَاةِ كُلَّ صَبَاحٍ بَعْدَ الِاسْتِيقَاظِ عَادَةً بِالنِّسْبَةِ لِي.
Her sabah kalkınca dişlerimi fırçalamak benim için bir alışkanlık oldu.
أَصْبَحَ تَنْظِيفُ أَسْنَانِي بِالْفُرْشَاةِ كُلَّ صَبَاحٍ بَعْدَ الِاسْتِيقَاظِ عَادَةً بِالنِّسْبَةِ لِي.
Her sabah kalkınca dişlerimi fırçalamak benim için bir alışkanlık oldu.
أَسْتَخْدِمُ فُرْشَاةً خَاصَّةً لِتَلْمِيعِ حِذَائِي، إِنَّهَا فَعَّالَةٌ جِدًّا.
Ayakkabılarımı fırçalamak için özel bir fırça kullanıyorum, çok işe yarıyor.
وَبَّخَنِي الْمُدِيرُ بِسَبَبِ سُلُوكِي الْخَاطِئِ، شَعَرْتُ بِخَجَلٍ شَدِيدٍ.
Patron, hatalı davranışımdan dolayı beni fırçaladı, çok utandım.
وَبَّخَ بِشِدَّةٍ