هُوَ بِطَبِيعَتِهِ شَخْصٌ مُتَعَاوِنٌ جِدّاً.
O, fıtraten çok yardımsever bir insandır.
هُوَ بِطَبِيعَتِهِ شَخْصٌ مُتَعَاوِنٌ جِدّاً.
O, fıtraten çok yardımsever bir insandır.
الْأَطْفَالُ فُضُولِيُّونَ فِطْرِيّاً.
Çocuklar fıtraten meraklıdır.
هُوَ فَنَّانٌ مَوْهُوبٌ خِلْقَةً.
O, fıtraten yetenekli bir sanatçıdır.